Öneki Sayfa Sonaki Sayfa

Webde

Blogumda

Banner'imi sitenize eklemek için aşağıdaki kodu şablonunuzda uygun yere yapıştırabilirsiniz..


KATEGORİLERİM

Kurabiyeler

Kekler

Poğaça ve Börekler

Pastalar

Tatlılar

Çorbalar

Yemekler

Sebze Yemekleri

Baliklar

Pilavlar

Salata ve Pratik Tarifler

Genel



Bağlantılarım


otel emlak inşaat tekstil

13/5/2008

Bahar Pastası & Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği 23

          Bereketli bahar yağmurlarıyla birlikte yazın gelişini geç de olsa yavaş yavaş hissetmeye başladık. Toprağın taze kokusu, çiçek kokusu ve yağmur kokusunun verdiği duygular bambaşka... Yağan yağmurun bereketi evlerinize sağlık, mutluluk ve huzur getirsin inşaAllah.. 

 

           Tam Bahara yakışır güzellikte bir pasta paylaşmak istiyorum sizlerle.. Bu pastayı üniversitede okuyan erkek kardeşimin tatile gelmesiyle erken kutladığımız doğum günü için yapmıştım. Bu kez, zamanımız dar olduğu için her zaman yaptığım pandispanya tariflerim yerine hazır pastabanı kullandım (Diğer PASTA tariflerim için tıklayınız). Kıvamı ve lezzetiyle yemesi keyifli, aynı zamanda pratik bir pasta yapmak isterseniz bu tarif tam size göre.. 

         Bu tarifimi "Porselen Demlik Çay Saati Etkinliğinin 23." sünü düzenleyen sevgili Derya için gönderiyorum. Canım davetin için teşekkür ediyorum... Kolaylıklar dilerim.

 

 

Malzemeler :

1 adet kakaolu pastaban (Uno)

4-5 adet kivi

10-12 adet çilek

1 poşet krem şanti

Kremşanti ölçüsünce süt

1 su bardağına yakın süt

1,5 yk toz şeker

 

Yapılışı:

Önce 1 poşet kremşantiyi ölçüsüne göre sütümüzü ekleyip hazırlıyoruz ve buzdolabında 15 dk bekletiyoruz. 1 su bardağına yakın süte 1,5 yemek kaşığı toz şekeri ekleyip erimesini sağlıyoruz. 1 adet kakaolu hazır pastabanın bir parçasını alıp, bir kaşık yardımıyla şekerli sütümüz ile nemlendiriyoruz. Krem şantimizden biraz sürüp, üzerine enine doğranmış çilek ve kiviyi dizip yine alt kısmı şekerli süt ile nemlendirilmiş diğer parçasını kapatıyoruz. Pastamızın üzerini ve yanlarını kremşantiyle kapladıktan sonra dilediğimiz şekilde süslüyoruz.

 

Afiyetle...

 

 

         Anneler günü gibi özel bir günü geçirdik.. Tüm annelerin ve anne adaylarının bu gününü gönülden kutladıktan sonra sizlerle çok beğendiğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum..

 

Anne olmasaydım eğer...

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.

Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.

O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.

Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.

Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.

Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.

Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.

Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.

Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.

Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.

Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.

Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.

Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.

Annesinden zorla ayırdılar diye 'Uçan Fil Dumbo!' çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.

Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.

Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.

Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.

38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.

Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.

Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.

Sen olmasaydın eğer ben asla 'anne' olmayacaktım.

Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!

SEVGİLER...

myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

8/5/2008

Tavuk Sote ve Çelenk Salata

 

          Bu kadar pasta-börek tarifinden sonra, güzel bir tavuk yemeği ve yanında da salatayla ana öğün yemeklerimize dönüş yapalım istedim.

           Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği'nin 22"ncisini düzenleyen Fatoşcuğuma Ay Çöreği ve Fincan Böreği ve Damalı Kek tarifimle katılmıştım... Bir tane de yemek eklemeden olmaz.. :) Bu tarifim de sevgili Fatoş için..  

           Beyaz et, sağlıklı olmasının yanı sıra lezzeti sebebiyle de bizim evde oldukça sık tüketilir. Her çeşidinin ayrı bir lezzeti olduğu gibi, tavuk sote şeklinde yenilmesinin tadına doyamayız. Yanında pilav ve güzel bir salatayla, özenli hazırlanan bir sofrada yemenin keyfi de bir başka olsa gerek...            

 

 

Malzemeler :

- 500 gr tavuk göğsü

- 1 adet küçük soğan

- 3 sivri biber

- 1,5 çay kaşığı tuz

- 1 çay kaşığı karabiber

- 1 çay kaşığı kırmızı biber

- Sıvı yağ

 

Yapılışı :

Tavuk göğsünü küp şeklinde doğradıktan sonra bir tencereye koyup, sıvı yağ eklemeden tavuğun suyunu salıp tekrar çekene kadar, ara sıra karıştırıyoruz. Daha sonra sıvı yağımızı ekleyip biraz kavrulduktan sonra, incecik kesilmiş soğanı ve kalın kesilmiş biberlerimizi ekliyoruz, pişmeye yakın tuz ve kırmızıbiber-karabiberi de ekleyip ocaktan alıyoruz. (Eğer daha sulu ve yumuşak kıvamda yapmak isterseniz 2-3 doğranmış domates ve 1/2 -1 çay bardağı salçalı su ekleyebilirsiniz. )

 

Afiyetle..

myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

6/5/2008

Fincan Böreği ve PDÇSE 22'ye devam....

 

Fış fış kayıkçı,

Kayıkçının küreği..

Hop hop eder yüreği,

Akşama fincan böreği..  :)

 

Dörtlüğümüzde bahsedilen fincan böreği tarifi ile karşınızdayım. Top top görüntüsüyle sofralarınızı güzelleştirecek, doyurucu, pratik ve yumuşacık börekler yapmak isterseniz bu tarif tam size göre...

 

Porselen Demlik Çay Saati Etkinliğinin 22 ncisini düzenleyen Fatoşcuğuma Üçüncü tarif olarak Fincan böreklerimi yanında da sevgilerimi gönderiyorum..

 

Malzemeler :

4-5 adet yufka

Yumurta sarısı

Çörek Otu

1 adet fincan :)

 

İç Harcı :

Peynir + maydanoz

 

Sıvı Harcı :

1 kase süt

Yarım kase sıvı yağ

 

Yapılışı :

Önce sıvı harcımız için 1 kase süt ve yarım kase sıvı yağı çırparak kenara alıyoruz.

Diğer yandan iç harcımızı peynir+maydanoz ya da arzuya göre haşlanmış patatesli olarak hazırlıyoruz.

* Normal Türk kahvesi fincanından biraz büyük bir fincana avuç içinden biraz daha büyük olarak kopardığımız yufkamızı seriyoruz. (kenar kısımları fincandan sarkacak)

* Ardından sıvı harcımızdan 1-2 tatlı kaşığı koyup fırçayla kenarlarına da gelmesini sağlıyoruz. Üzerine aynı şekilde bir parça daha yufka serip yine iç harcımız ile nemlendiriyoruz. (Biraz daha kabarık ve büyük olması için 1 yufka daha serebiliriz. )

* Arzu ettiğimiz iç harcımızı koyduktan sonra kenarından sarkan parçaları tek tek içe katlıyoruz. Katlanan kısımlara fırçayla harcımızdan sürmeyi unutmuyoruz.

* Böylelikle ilk yufkadan sarkan parçalarla fincanın alt kısmını kapatıp ters çeviriyoruz.

* Yağlı kağıt serilmiş veya yağlanmış tepsiye dizip, üzerlerine yumurta sarısı ve çörek otu serpip, kızarana kadar önceden ısıtılmış 180-200 C lik fırında pişiriyoruz...

 

Afiyetle...

myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

1/5/2008

PDÇSE 22 & Damalı Kek

 

Sevgili Fatoş'un düzenlediği "Porselen Demlik Çay Saati Etkinliğinin 22." sine yine onun tarifi olan  "Damalı Kek" ile bir kez daha katılarak sürpriz yapmak istedim.. :)

Görüntüsü kadar lezzeti de harika olan "Damalı Kek" iyiki de yapmışım dedirtecek türden bir lezzet.. 

 

Her pasta veya kremalı kek yaptığımda kesmeden önce, üzerine 2 mum diker, içeriye getirir ve oğlum Burağa sürpriz yaparım. Kendisi çok sever mum üflemeyi.. Pastayı ve üzerindeki mumları görünce heyecanlanır, yakıldığı gibi hemen üfler, arkasından da "İyiki doğdun Serhat" diye sevinçle bağırır. Ne hikmetse kimin doğum günü olursa olsun, Canım oğlum hep babasının adını söyler .. 

Evimizin neşesi miniklerimizi, yavrularımızı Rabbim korusun...

 

Tarifi Fatoşcuğumdan aynen veriyor ve kendisine çook teşekkür ediyorum...

 

Malzemeler :

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı süt
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • 2 çorba kaşıgı kakao
  • 1 paket dr. oetker çikolata sosu
  • Kayısı marmelatı (veya istediginiz başka marmelat)

Yapılışı :

  • Yumurta ile şeker krema kıvamına gelene dek çırp. Ardından sıvıyağı, sütü ekle çırp. Kabartma tozu ile unu eleyip tahta kaşıkla karıştıralım. Unu herzaman yaptıgınız kek kıvamı kadar koyacaksınız. Çok sulu olmayacak, çok sert olmayacak. Boza kıvamında olacak.Yarısını ayırıp diger yarısına da kakao eleyip karıştıracaz.Resimde gördüğünüz gibi borcama yağlı kağıt koyup arasını dikleştirecez. Bir tarafına beyaz harcı bir tarafına kakaolu harcı döküp 180 derecede pişirecez.

 

Piştikten sonra, kekleri uzunlamasına 3 e böleceğiz. Alt tarafına iki beyaz kekten koyup yanına bol bol marmelat sürüp kakaolu keki yapıştıracaz. (Bol sürün ki kek yendiğinde kuru olmasın) veya biraz şekerli sütle de ıslatabilirsiniz. Kakaolu kekin yanlarına da marmelat sürün ve beyaz keki yapıştırın.Onun üstüne de iki kakao bir beyaz koyup marmelatla  yapıştıralım. Altına da marmelat koyalım ki üstteki kekler de yapışsın. kenarları kenarlara koyarak düzgün bir zemin hazırlıyoruz. Bunun üstüne de dr. oetker çikolata sosunu üstündeki tariften yarım bardak eksik sütle pişirin ki biraz daha katı olup üzerinden akmasın...  (Soğuduktan sonra üzerine muz, muzun üzerine de kürdanı çikolata sosuna batırıp şekiller yaparak süsledim.)4-5 saat buzdolabında bekledikten sonra, servise hazırdır. 

 

Afiyetle..

myspace layouts, myspace codes, glitter graphics
« Önceki :: Sonraki »