Bahar Pastası & Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği 23
Bereketli bahar yağmurlarıyla birlikte yazın gelişini geç de olsa yavaş yavaş hissetmeye başladık. Toprağın taze kokusu, çiçek kokusu ve yağmur kokusunun verdiği duygular bambaşka... Yağan yağmurun bereketi evlerinize sağlık, mutluluk ve huzur getirsin inşaAllah..

Tam Bahara yakışır güzellikte bir pasta paylaşmak istiyorum sizlerle.. Bu pastayı üniversitede okuyan erkek kardeşimin tatile gelmesiyle erken kutladığımız doğum günü için yapmıştım. Bu kez, zamanımız dar olduğu için her zaman yaptığım pandispanya tariflerim yerine hazır pastabanı kullandım (Diğer PASTA tariflerim için tıklayınız). Kıvamı ve lezzetiyle yemesi keyifli, aynı zamanda pratik bir pasta yapmak isterseniz bu tarif tam size göre..
Bu tarifimi "Porselen Demlik Çay Saati Etkinliğinin 23." sünü düzenleyen sevgili Derya için gönderiyorum. Canım davetin için teşekkür ediyorum... Kolaylıklar dilerim.
Malzemeler :
1 adet kakaolu pastaban (Uno)
4-5 adet kivi
10-12 adet çilek
1 poşet krem şanti
Kremşanti ölçüsünce süt
1 su bardağına yakın süt
1,5 yk toz şeker
Yapılışı:
Önce 1 poşet kremşantiyi ölçüsüne göre sütümüzü ekleyip hazırlıyoruz ve buzdolabında 15 dk bekletiyoruz. 1 su bardağına yakın süte 1,5 yemek kaşığı toz şekeri ekleyip erimesini sağlıyoruz. 1 adet kakaolu hazır pastabanın bir parçasını alıp, bir kaşık yardımıyla şekerli sütümüz ile nemlendiriyoruz. Krem şantimizden biraz sürüp, üzerine enine doğranmış çilek ve kiviyi dizip yine alt kısmı şekerli süt ile nemlendirilmiş diğer parçasını kapatıyoruz. Pastamızın üzerini ve yanlarını kremşantiyle kapladıktan sonra dilediğimiz şekilde süslüyoruz.
Afiyetle...

Anneler günü gibi özel bir günü geçirdik.. Tüm annelerin ve anne adaylarının bu gününü gönülden kutladıktan sonra sizlerle çok beğendiğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum..
Anne olmasaydım eğer...
Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.
Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.
O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.
Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.
Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.
Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.
Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.
Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.
Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.
Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.
Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.
Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.
Annesinden zorla ayırdılar diye 'Uçan Fil Dumbo!' çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.
Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.
Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.
Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.
38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.
Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.
Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.
Sen olmasaydın eğer ben asla 'anne' olmayacaktım.
Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!
SEVGİLER... 











Yorumlarınız Benim İçin Önemli...




Kendisi çok sever mum üflemeyi.. Pastayı ve üzerindeki mumları görünce heyecanlanır, yakıldığı gibi hemen üfler, arkasından da "İyiki doğdun Serhat" diye sevinçle bağırır.
Ne hikmetse kimin doğum günü olursa olsun, Canım oğlum hep babasının adını söyler .. 

